Empati Bir Duygu Değil, Geliştirilebilir Bir Beceri

yazan Feristah Celik

Empati bir  kişinin sahip olduğu duygusal zeka seviyesini  gösteren bir beceri ve insanca, birlikte ve huzurla yaşayabilmenin ön koşulu diyebilirim.

Empati,  kişinin tüm ilişkilerinde,  hayatında aktif olarak kullanması gereken bir beceri, zihninde çalıştırması gereken adeta bir kastır. Yani empatiyi bir kasa benzetebilirim. Bazı  yetişkinler ; çocukluklarından itibaren bu kası  çalıştırabilir, geliştirebilir ve anne babası bu yönde ona destek verdikleri için empati becerisi ileridedir.

Bazı yetişkinler için durum farklıdır.  Yetişkinlik dönemine kadar bu kasın çok fazla çalışmadığını, kişi için başka birini anlamanın, ona anlayış göstermenin ne kadar zor olduğunu; hatta kendi doğrularıyla,  kendi yaşantısıyla başkalarının davranışları hakkında yorum da bulunduğunu görürüz. Sağlıklı bir iletişim neredeyse imkansız hale gelir.

Empati nedir diye sorsam , bir çok insandan neredeyse benzer cevabı alırım. “Karşımdaki kişinin yerine kendimi koymak ve onun ne yaşadığın anlamaya çalışmak“ .

Bu en azından birini anlamaya çalışmanın başlangıcıdır diyorum. Ancak ne yazık ki tam anlamıyla empati yapmış olunmuyor.

Sizler ile  birkaç uzmanın tanımını da  paylaşmak istiyorum.

Carl Rogers (insan merkezli terapinin kurucusu), empatiyi “bir başkasının dünyasını onun gibi anlamaya çalışmak” şeklinde açıklamıştır.

Daniel Goleman (duygusal zeka üzerine çalışmalarıyla tanınan psikolog), empatiyi “başkalarının hislerini anlama ve onlara uygun şekilde yanıt verme yetisi” olarak tanımlar.

Bu tanımlardan ikisi de birbirini desteklemektedir. Ben özellikle Kızıldereli tanımı olan “ Başkasının ayakkabılarını giymek” tanımını seviyorum. Bu tanım , kişiyi onun dünyasından anlamayı vurguluyor.

Sözün özü; birbirimizle daha sağlıklı iletişimler kurabilmek için, birlikte huzurla yaşayabilmek için birbirimizi anlamaya, dinlemeye ihtiyacımız vardır. Empati becerisini geliştirmek için adımlar atılması gerekiyor.

İlginizi Çekebilir

Yorum Yap